<?xml version="1.0" encoding="Windows-1254" ?> <rss version="2.0">   <channel><title>TRNC PIO</title><link>http://www.kktcenf.org/</link> <description>TRNC Public Information Office</description><language>tr</language><copyright>Copyright TRNC PIO. All Rights Reserved.</copyright><lastBuildDate>20.05.2012 22:04:29</lastBuildDate><ttl>20</ttl> <item><title>BAKANLAR KURULU: &amp;#8220;İZNE AYRIL&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4346</link><description>18.05.2012 - Bakanlar Kurulu, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB)&amp;#8217;deki sorunu çözmek amacıyla Belediye çalışanlarının alacağı olan iki aylık maaşlarının ödenmesine katkı; LTB&amp;#8217;de yeniden yapılanmaya olanak sağlamak amacıyla Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları&amp;#8217;na makul bir süre izne çıkma önerisi yapma kararı aldı. LTB&amp;#8217;ye yönelik olarak alınan karar dün Başbakan İrsen Küçük tarafından Bakanların da katılımıyla Bakanlar Kurulu toplantı odasında kamuoyuna açıklandı. Başbakan İrsen Küçük, maaş alacaklarının Belediye tarafından ödenememesi nedeniyle LTB&amp;#8217;de baş gösteren sorunun çözümü için Hükümet&amp;#8217;in başından itibaren her türlü uzlaştırıcı çabaları sürdürdüğünü hatırlattı.Küçük, Belediye Emekçileri Sendikası (BES)&amp;#8217;in grev kararı sonrasında çöplerin toplanmaması, Belediye hizmetlerinin yerine getirilmemesinin halk ve çevre sağlığının ciddi tehditle karşı karşıya kalması sonucunu yarattığına işaret ederek, &amp;#8220;Hangi şart altında olunursa olunsun Hükümetimiz halkın ve çevrenin sağlığının korunması için her türlü tedbiri almaya kararlıdır. Lefkoşa Türk Belediyesi&amp;#8217;ndeki grevin ertelenmesi kararımız halk ve çevre sağlığı konusunda duyduğumuz hassasiyetimizin somut bir ifadesidir&amp;#8221; dedi. LTB&amp;#8217;de yaşananların Belediye&amp;#8217;de yeniden bir yapılanmanın kaçınılmaz olduğunu; Belediyenin hizmet, hesap ve işlemlerinin teftiş ve denetlenmesinin süratle yapılması ve yasalara aykırı işlemlerin tespiti halinde sorumluların yargıya havalesi soncunu yarattığını ifade eden Küçük şöyle dedi: &amp;#8220;Hükümetimiz başka yatırımları ve hizmetleri erteleyerek ve büyük özveri ile belediye çalışanlarının mağduriyetini önlemek ve özellikle halkın ve çevrenin sağlığının korunmasını sağlamak amacıyla ödeme mükellefiyeti olmamakla beraber belediye çalışanlarının iki aylık maaş alacaklarının ödenmesine destek olmaya ve personel maaş listelerinin belediye tarafından hazırlanması koşulu ile ödemelerin yapılmasına karar vermiştir.&amp;#8221;Başbakan Küçük, Hükümet&amp;#8217;in LTB çalışanların maaşlarının ödenmesine destek olma yanında, Belediye Başkanı ile çoğu belediye meclis üyeleri arasındaki çatışma ve uyumsuzluk nedeniyle görevlerini yerine getiremediği tespitini yaptığını açıkladı. BULUTOĞULULAR&amp;#8217;NA MAKUL SÜRE İZNE AYRILMA ÖNERİSİKüçük, tespite Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları ile Belediye Meclis üyeleri arasındaki uyumsuzluğun bu safhada yeniden yapılandırmayı engellediği ve söz konusu durumdan ötürü belediyeden hizmet bekleyen halkın zarar gördüğü gerçeğini de ekleyen Hükümet&amp;#8217;in, LTB Başkanı Cemal Bulutoğluları&amp;#8217;na Belediye&amp;#8217;nin yeniden yapılandırmasını kolaylaştırmak üzere makul bir süre izne ayrılmasını önerdiğini belirtti. İrsen Küçük, Hükümet&amp;#8217;in Belediye Başkanlarını görevden alma veya izne çıkarma yetkisinin yasal olarak bulunmadığına da işaret etti. &amp;#8220;Lefkoşa Türk Belediyesi çalışanlarının ödenmesini sağladığımız iki maaş alacaklarının halkın diğer kesimlerinin refah ve mutluluğu için öngörülen bazı yatırımların ertelenmesi neticesi sağlandığı unutulmamalıdır&amp;#8221; diyen Küçük, Hükümet&amp;#8217;in hiç kimsenin yasaların üzerinde olmadığını ve hiçbir kanun dışılığa ödün verilmeyeceğini açıkça vurguladığına da işaret etti. ÇÖPLERİN TOPLANMASI İÇİN BUGÜN SAAT 08.00&amp;#8217;DEN İTİBAREN ÖZEL SEKTÖRDEN HİZMET ALINACAKBaşbakan İrsen Küçük, Hükümet&amp;#8217;in Anayasanın 40&amp;#8217;nci maddesinde yer alan &amp;#8220;Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin, gerçek ve tüzel kişilerin ödevidir&amp;#8221; hükmünden hareketle, çevre kirliliği yaratan ve kamu sağlığını tehdit eden Lefkoşa&amp;#8217;daki çöplerin acilen toplanması için LTB&amp;#8217;nin var olan imkanlarının yeterli olmadığı bilinciyle bugün sabah saat 08:00&amp;#8217;den itibaren özel sektörden hizmet satın alarak yürütülen hizmetleri hızlandırma ve süratle çöpleri toplatma kararında olduğunu söyledi. SORULARBaşbakan İrsen Küçük bir gazetecinin mayıs ayının ortasına gelindiği bu nedenle 15 gün sonra ortaya çıkacak 3&amp;#8217;üncü maaş konusunda bir düşünceleri olup olmadığı sorusunu, LTB çalışanlarının öncelikle işlerinin başına dönerek alacakları toplamaya başlamasının önemli olduğunu söyleyerek yanıtladı.Küçük, bir başka gazetecinin eylem nedeniyle geciken belediye alacaklarına faiz uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki sorusunu ise &amp;#8220;Belediyeler özerk yapılardır. Belediye Meclisi çalışmaya başlayınca bu konuda karar alır diye düşünüyorum&amp;#8221; diyerek cevapladı. Küçük, bir başka gazetecinin Bulutoğluları&amp;#8217;na önerilen makul sürenin ne kadar olduğu yönündeki soruyu ise &amp;#8220;bozulan çalışma barışı düzelip yeniden çalışma barışı sağlanana kadar&amp;#8221; diye yanıtladı. 
 </description>    </item> <item><title>BULUTOĞLULARI:  &amp;#8220;İZNE AYRILMAYI DÜŞÜNMÜYORUM&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4345</link><description>18.05.2012 - Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları Bakanlar Kurulu&amp;#8217;nun kendisine yaptığı &amp;#8220;izne ayrılma&amp;#8221; önerisini üzüntüyle karşıladığını kaydetti ve &amp;#8220;İzne ayrılmayı düşünmüyorum. Tatil zamanı değil, iş yapma zamanıdır. Çöplerin toplanması zamanıdır&amp;#8221; dedi.TAK muhabirine açıklamalarda bulunan LTB Başkanı Bulutoğluları, Lefkoşa için hizmete devam edeceğini, kendisinden rahatsızlık duyan belediye meclis üyelerinin görevlerinden ayrılabileceğini kaydetti.&amp;#8220;Politikayı sevmiyorum. Politikanın bu kadar acımasız olduğunu düşünmezdim&amp;#8221; diyen Bulutoğluları, kendisini yüzde 60 oyla göreve halkın getirdiğini, gerek görürse ancak onların izne yollayabileceğini söyledi.&amp;#8220;Parti içi sorunları görüşmenin ya da çözmenin yerinin Bakanlar Kurulu ya da grup toplantıları olmadığını&amp;#8221; ifade eden Bulutoğluları, parti içi sorunları görüşmenin yerinin parti meclisi olduğunu kaydetti ve kendisinin de katılacağı bir parti meclisi toplantısında konunun ele alınmasını talep etti. Bulutoğluları, &amp;#8220;belediye çalışanlarının 2. maaşlarının ortaya çıkmasının izne ayrılmasıyla ilişkilendirilmesini&amp;#8221; anlayamadığını da ifade etti ve bu hususun yorumunu halka bıraktığını da söyledi. LTB&amp;#8217;deki çok fazla olduğu iddia edilen ve şimdi de konu edilerek üzerine gelinen personelin tümünü yalnız başına kendi kararı ile işe almadığını, bu alımlarda partisinin de etkisi olduğunu belirten Bulutoğluları, &amp;#8220;Ben bu insanları işe alıp onlara ekmek verdim, o zaman yasal düzenleme yoktu. Şimdi var, yapıldı&amp;#8221; dedi ve bu konuda da bir değerlendirme yapılacağını söyledi
 </description>    </item> <item><title>&amp;#8220;GEREKİRSE UBP&amp;#8217;DEN İSTİFA EDERİM&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4344</link><description>18.05.2012 - Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları, Başbakan İrsen Küçük&amp;#8217;ün kendisinin arkasından konuştuğunu söyledi. Bulutoğluları, &amp;#8220;Başbakan arkamdan konuşmasın, gelsin yüzüme konuşsun&amp;#8221; şeklinde konuştu&amp;#8220;MECLİS ÜYELERİNİ İŞTEN ATACAĞIM&amp;#8221;... LTB Başkanı Bulutoğluları, dün Başbakan huzurunda UBP&amp;#8217;li meclis üyelerinin yaptığı oylamayı değerlendirdi. 10 meclis üyesinin kendisini istemediğinin belirtilmesi üzerine Bulutoğluları, &amp;#8220;Hepsini işten atacağım. Böyle bir yetkim var&amp;#8221; dediLefkoşa Türk Belediyesi&amp;#8217;nde sular durulmuyor. Çalışanlar 2 aylık maaşlarını alamadıkları için greve devam ederken, devlet yetkilileri ile Bulutoğluları arasındaki soğuk rüzgarlar fırtınaya dönüştü. Dün sabah ilk olarak UBP Lefkoşa Belediye Meclis Üyelerini toplantıya çağıran Başbakan Küçük, ardından akşamüzeri de Bakanlar Kurulu&amp;#8217;nu topladı. Belediye meclis üyeleri ile yapılan toplantıda 12 meclis üyesinden sadece 1 tanesi Bulutoğluları ile yola devam etmek isterken, bir kişi çekimser oy kullandı, geri kalan 10 meclis üyesi ise Bulutoğluları&amp;#8217;nın görevden alınmasını talep etti. Başbakan Küçük, bunun üzerine, basın toplantısı düzenleyerek ulutoğluları&amp;#8217;nı bir süreliğine izne göndermek istediklerini ifade etti.Bulutoğluları: Bu bir siyasi oyundurBulutoğluları&amp;#8217;nın Başbakan&amp;#8217;a yanıtı gecikmedi. Başbakan İrsen Küçük&amp;#8217;ün açıklamalarını &amp;#8220;siyasi bir oyun&amp;#8221; olarak nitelendiren Cemal Bulutoğluları, kimsenin kendisini görevden alma yetkisine sahip olmadığını, izne çıkma gibi bir durumunun da söz konusu olmadığının ve görevinin başında olduğunun altını çizdi.&amp;#8220;Ne hastayım ne de ziyaret etmek istediğim birisi var&amp;#8221;Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları, kendisi için &amp;#8220;makul bir süre izne ayrılma&amp;#8221; önerisi hakkında ise bunu öneriyi asla kabul etmeyeceğini söyledi. Gerekirse partisinden istifa edebileceğini de söyleyen Bulutoğluları, &amp;#8220;Ne hastayım ne de ziyaret etmek istediğim birisi var. İzin yapma zamanım değil, aksine daha çok görev yapmam gereken bir dönemdeyim. Bu tip konuların Bakanlar Kurulu&amp;#8217;nda değil, parti içerisinde konuşulması gerekir. Beni rahat bıraksınlar insanlara verdiğim sözler var&amp;#8221; diye konuştu.&amp;#8220;Beni istemeyen meclis üyeleri istifa etsinler&amp;#8221;Bulutoğluları, Başbakan Küçük&amp;#8217;le toplantı gerçekleştiren 12 UBP&amp;#8217;li meclis üyeleri hakkında ise, kendisini istemeyen meclis üyelerinin istifa etmesi gerektiğini savundu. Başbakan Küçük huzurunda yapılan toplantıda 12 meclis üyesinden 10 tanesinin kendisini istemediğinin sorulması üzerine ise Bulutoğluları şu ifadeleri kullandı: &amp;#8220;Belediye meclis üyelerini işten atacağım. Böyle bir yetkim var. Gerekirse 1 meclis üyesi ile toplantı yapıp karar alırım. Beni istemeyen meclis üyeleri ya istifa etsin ya da ben işten atacağım.&amp;#8221;&amp;#8220;Eğer UBP beni gönderecekse...&amp;#8221;Başbakan İrsen Küçük&amp;#8217;ün yaptığı açıklamaları yanıtlayan Bulutoğluları, asla izne çıkma gibi bir durumunun söz konusu olamayacağını söyledi. Gerekirse partisinden istifa edip bağımsız da kalabileceğini ifade eden Bulutoğluları, &amp;#8220;Daha yapacağım çok iş var. Kimse beni görevden alamaz&amp;#8221; diye konuştu. &amp;#8220;Hükümet neden 2 aydır yardım yapmıyor?&amp;#8221; Yaklaşık 2 aydır belediyede veznelerin kapalı olduğunu söyleyen Bulutoğluları, toplamda 5-6 milyon TL gelir kaybı yaşadıklarını vurguladı. Bulutoğluları, Başbakan Küçük&amp;#8217;ün kendisinin arkasından konuşmasının yanlış olduğunu belirtirken &amp;#8220;Gelsin yüzüme konuşsun&amp;#8221; dedi. Veremeyecekleri hesap olmadığını kaydeden Bulutoğluları, tüm hesapların ortada olduğunu isteyenin gelip denetleyebileceğini söyledi. Başbakan İrsen Küçük&amp;#8217;ün dün yaptığı açıklamada 2 aylık maaşları önümüzdeki günlerde ödeyeceğini söylemesini de değerlendiren Bulutoğluları, &amp;#8220;Hükümet neden 2 aydır yardım etmedi? Benim görevden uzaklaştırılmamı mı bekliyorlar yardım etmek için? Kadroları İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı onayladı. Lefkoşa&amp;#8217;da devletin yapması gereken işleri ben yaptım. Bana bunların kaynaklarını ödesinler. İzne çıkmayacağım, tatil zamanı değildir&amp;#8221; şeklinde konuştu.(Haber Kıbrıs)
 </description>    </item> <item><title>ÇAKICI: &amp;#8220;KARDEŞİ KARDEŞLE KAVGA EDER HALE GETİRDİLER&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4343</link><description>18.05.2012 - Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, hükümetin karar ve uygulamalarıyla ülkeyi kaosa sürüklediğini ve kardeşi kardeşle kavga eder hale getirdiğini savundu.Çakıcı, &amp;#8220;İnsanların mutsuz ve huzursuz olduğu, kimsenin kimseye güveninin kalmadığı, toplum psikolojisinin giderek bozulduğu bir dönemden geçiliyor. Bunun baş sorumlusu olan UBP hükümetinden bir an önce kurtulmak gerekir&amp;#8221; dedi.Mehmet Çakıcı, dün yayınladığı yazılı açıklamada, hükümet ve UBP&amp;#8217;yi eleştirdi. Sorunları azaltacak formüller üretmek yerine kurultay ve koltuk hesabı yapıldığını iddia eden Çakıcı, LTB&amp;#8217;de yaşanan gelişmelerin de bunun göstergesi olduğunu savundu.Çakıcı, &amp;#8220;Çalışanların 3 aydır maaş almadığı, yatırımlarının yapılmadığı bir ortamda, LTB&amp;#8217;yi batıranlardan hesap sorması gerekenler bunu yapmayıp, bir de hakkını arayan alışanların üzerine polis gönderiyorsa, artık bu işin çivisi çıkmış demektir&amp;#8221; dedi.LTB adına borçlanılan 10 Milyon Sterlin&amp;#8217;in 3 milyonunun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullandığı yönündeki iddialara da değinen Çakıcı, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Başbakan İrsen Küçük&amp;#8217;ün LTB konusunda ortak karar almalarının da manidar olduğunu savundu.Mehmet Çakıcı, Lefkoşa Belediyesi&amp;#8217;nce yapılan usulsüz borçlanmaların ileride yaratacağı sorunu ve bugün yaşanan bu yıkımı önleyebilmek amacıyla, 2010 yılında Başbakanlık Denetleme Kurulu, Sayıştay ve Başsavcılığa yazılı olarak suç ihbarında bulunduklarını ancak hiçbir makamın görevini zamanında yerine getirmediğini ileri sürdü.Çakıcı, LTB&amp;#8217;de yaşanan sorunlar ile anlaşmazlıkların araştırılması için Meclis&amp;#8217;te &amp;#8216;Araştırma Komitesi&amp;#8217; kurulması önerilerinin de UBP tarafından reddedildiğini söyledi.Gelinen aşamada LTB ve ülkede yaşanan kaosun sona erdirilmesi için işbirliği ve güç birliği içinde en etkin eylem ve grevlerin yapılması gerektiğini savunan Çakıcı, şöyle devam etti:&amp;#8220;Çalışanların uğradıkları haksızlıkların giderilmesi, açlığa mahkum edilen insanların kurtuluşu, toplumsal yok oluşa neden olan karar ve uygulamaların ivedi olarak durdurulması adına UBP hükümeti gidene dek sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler biraya gelerek, etkin bir mücadele başlatmalı&amp;#8221; TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, göreve gelmeleri halinde bugün yaşananların hesabını mutlaka soracaklarını belirtti. 
 </description>    </item> <item><title>EROĞLU: &amp;#8220;NE BM GENEL SEKRETERİ NE DE ONUN İÇİN GÖREV YAPAN DANIŞMANLAR TÜRK TARAFINI SUÇLAYACAK HERHANGİ BİR ŞEY BULAMAYACAK&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4342</link><description>18.05.2012 - Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ne BM Genel Sekreteri&amp;#8217;nin ne de onun için görev yapan danışmanların Türk tarafını suçlayacak herhangi bir suç bulamayacağını, iyi niyetle, uzlaşmanın yollarını açmak için fikirler ve esneklikler ortaya koyduklarını, katı tutum takınanın ise her zaman Rum tarafı olduğunu ifade etti.Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas&amp;#8217;ın bir anlaşmanın ufukta görünmediğini söyleyerek adaylıktan çekildiğini ifade ettiğine dikkat çeken Eroğlu, &amp;#8220;Dün Downer&amp;#8217;e söylediğim gibi. Hristofyas&amp;#8217;ın basın toplantısında konuşması tam incelenirse Rum tarafının Annan Planı&amp;#8217;na hayır deyişinden sonra uzlaşmazlıklarının ortaya çıkmış, Hristofyas da &amp;#8216;Ben geldikten sonra uzlaşmaz imajımızı değiştirdim&amp;#8217; diyerek kendine pay çıkarmıştır&amp;#8221; ifadelerini kullandı.Rumların uzlaşmazlığının Annan Planı&amp;#8217;na hayır demeleriyle ortaya çıktığını ancak plana &amp;#8220;hayır&amp;#8221; diyen Hristofyas&amp;#8217;ın KKTC&amp;#8217;deki bazı çevreler ve dünyadaki bazı kesimler tarafından &amp;#8220;barış meleği&amp;#8221; olarak gösterilmesi sonucu Kıbrıs Türk tarafına yüklenmelerin başladığını belirten Eroğlu, ne BM Genel Sekreteri ne de onun için görev yapan danışmanların Türk tarafını suçlayacak herhangi bir suç bulamayacağını, iyi niyetle, uzlaşmanın yollarını açmak için fikirler ve esneklikler ortaya koyduklarını, katı tutum takınanın ise her zaman Rum tarafı olduğunu ifade etti.&amp;#8220;İnşallah dünya bu gerçeği görür&amp;#8221; diyen Eroğlu, &amp;#8220;dün&amp;#8221; yaşananları bir kere daha yaşatmayacak bir anlaşma için uğraştıklarını vurguladı.
 </description>    </item> <item><title>ÖZGÜRGÜN: &amp;#8220;RUM TARAFININ HİDROKARBON ARAMA RUHSAT İHALESİNDE TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRMEYE ALMASI TALİHSİZ VE GERGİNLİĞİ TIRMANDIRACAK BİR GELİŞME&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4341</link><description>18.05.2012 - Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&amp;#8217;nin Doğu Akdeniz&amp;#8217;de gayrı yasal bir şekilde yürüttüğü hidrokarbon arama faaliyetlerini bir adım daha ileri götürüp, ikinci tur uluslararası hidrokarbon arama ruhsat ihalesinde yapılan teklifleri değerlendirmeye almasının talihsiz ve gerginliği tırmandıracak bir gelişme olduğunu söyledi.Doğu Akdeniz&amp;#8217;de hidrokarbon arama faaliyetlerinin ilgili taraflar arasında bir ihtilaf değil işbirliği vesilesi olabilmesi için henüz geç kalınmış olmadığını kaydeden Özgürgün, Türk tarafının yapıcı önerisine Rum tarafının olumlu cevap vermesi durumunda, bölgede tansiyonun artmasına sebep olan önemli bir sorunun, adil bir şekilde halledilmiş olacağı gibi, Kıbrıs&amp;#8217;ta iki taraf arasında güven ortamının oluşturulmasının da mümkün olabileceğini belirtti.Dışişleri Bakanı Özgürgün dün yaptığı açıklamada, adanın iki eşit ortağından biri olan Kıbrıs Türk halkının, her konuda olduğu gibi, adanın deniz yetki alanlarında bulunan doğal kaynakların araştırılması, çıkarılması ve işletilmesinde de eşit ve ayrılmaz haklara sahip olduğunu söyledi. Özgürgün, &amp;#8220;Rum tarafının bir oldu-bitti yaratmak suretiyle Kıbrıs Türk halkının haklarını gasp etmesine göz yumulmasının söz konusu olmadığını, bu bağlamda hak ve menfaatlerimizi korumak için garantör Türkiye ile birlikte, her türlü tedbiri almak konusundaki kararlılığımızın devam ettiğini bir kez daha vurgulamakta fayda görmekteyim&amp;#8221; dedi.KKTC&amp;#8217;nin, TPAO ile birlikte ve Anavatan Türkiye&amp;#8217;nin de tam desteğiyle, hidrokarbon arama ve çıkartma faaliyetlerine devam etmede kararlı olduğunu kaydeden Özgürgün, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&amp;#8217;nin ihaleye açtığı parsellerin birçoğunun, Kıbrıs Türk tarafının adanın kıta sahanlığı üzerinde var olan hakları çerçevesinde petrol ve doğal gaz arama-çıkarma sahaları üzerinde TPAO&amp;#8217;ya verilen ruhsatlarla çakıştığını hatırlattı.Dışişleri Bakanı Özgürgün, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün devam ettiği ve Kıbrıs Türk tarafı ile Kıbrıs Rum tarafı arasında petrol-doğal gaz konusunda henüz ortak bir karar alınmamış olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:&amp;#8220;İlgili taraflardan beklentimiz sağduyulu hareket etmeleri ve Ada&amp;#8217;daki iki taraf arasında denizdeki hidrokarbon kaynakları konusunda ortak bir karar alınıncaya kadar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile işbirliğinden kaçınmaları istikametindedir. Aksi takdirde, Rum tarafı ile işbirliğine girecek ilgili taraflar bilmelidirler ki hem ihtilaflı bir sahaya girmiş olacaklar, hem de Rum tarafının gayrı yasal faaliyetlerinin bir parçası haline geleceklerdir&amp;#8221;Kıbrıs Türk tarafının iyi niyet ve uzlaşıcı tavrının bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu&amp;prime;nun, 24 Eylül 2011 tarihinde New York&amp;prime;ta doğal kaynakların hakça paylaşımına ilişkin sunmuş olduğu dört maddeden oluşan önerinin halen geçerli olduğunu hatırlatan Özgürgün, &amp;#8220;Yapmış olduğumuz tüm uyarılara rağmen Kıbrıs Rum tarafının ihalenin daha ileriye götürülmesi ve sonuçlandırılması konusundaki ısrarının devam etmesi durumunda, bölgede tansiyonunun yükselmesi kaçınılmaz olacak ve Kıbrıs Türk tarafının iyi niyet ve uzlaşıcı tavrı bir kez daha karşılıksız kalacaktır&amp;#8221; dedi.
 </description>    </item> <item><title>CUMHURBAŞKANLIĞI&amp;#8217;NDAN İSRAİL NEZDİNDE GİRİŞİM </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4340</link><description>18.05.2012 - İsrail&amp;#8217;e ait bir hava aracının 14 Mayıs 2012 tarihinde KKTC hava sahasını ihlal etmesiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı, İsrail&amp;#8217;in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi&amp;#8217;ndeki Büyükelçisi nezdinde girişimde bulundu ve İsrail&amp;#8217;i uyardı.TAK muhabirinin edindiği bilgiye göre, bu çerçevede Cumhurbaşkanı&amp;#8217;nın Özel Temsilcisi Kudret Özersay, İsrail Büyükelçisi Michael Hariri&amp;#8217;yi telefonla aradı.Öte yandan, Türkiye&amp;#8217;de, İsrail&amp;#8217;e ait bir uçağın 14 Mayıs&amp;#8217;ta KKTC hava sahasını ihlal etmesiyle ilgili olarak İsrail&amp;#8217;den izahat istedi. Dışişleri kaynakları; Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin ikinci katip seviyesinde olduğunu hatırlatarak, hava sahası ihlaliyle ilgili açıklama yapılması için girişimde bulunduklarını dile getirdi. İsrail&amp;#8217;in ise, henüz Dışişleri Bakanlığı&amp;#8217;na bir izahatta bulunmadığı ifade edildi.
 </description>    </item> <item><title>YORGANCIOĞLU: &amp;#8220;UBP HÜKÜMETİ ÇOK UZUN BİR SÜREDİR MECLİS&amp;#8217;İ TOPLAMAKTA İSTEKSİZ&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4339</link><description>18.05.2012 - Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, UBP hükümetinin uzun süredir Meclis&amp;#8217;i toplamakta isteksiz davrandığını ileri sürerek buna tepki gösterdi.Yorgancıoğlu, &amp;#8220;Tüm bu görüntüler UBP&amp;#8217;nin yalnız Meclis&amp;#8217;i değil, hükümeti de yürütemediğinin göstergesi&amp;#8221; diyerek, Meclis&amp;#8217;in çalıştırılmayarak Cumhurbaşkanı&amp;#8217;nın olağanüstü hal çağrısına zemin hazırlanmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. CTP BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Meclis&amp;#8217;in dünkü birleşiminin nisap sorunu nedeniyle ertelenmesinin ardından, partisinden bazı milletvekilleriyle birlikte Meclis Mavi Salon&amp;#8217;da basın toplantısı düzenledi.UBP içinde iç çelişki ve kavga yaşandığını, bunun o partinin sorunu olduğunu, ancak kendilerinin sorununun Meclis&amp;#8217;in gününde toplanması ve çalışmalarını sürdürmesi olduğunu söyleyen Yorgancıoğlu, &amp;#8220;Demokrasinin yaşayabilmesi adına Meclis&amp;#8217;in toplanması gerekliliği bizim için önemli bir olaydır&amp;#8221; dedi.Yorgancıoğlu, Meclis Başkanı&amp;#8217;nın geçen toplantıdaki sözlerine atıfta bulunarak, &amp;#8220;Bu meclis böyle gitmez&amp;#8221; dedi. &amp;#8220;UBP&amp;#8217;NİN YALNIZ MECLİSİ DEĞİL HÜKÜMETİ DE YÜRÜTEMEDİĞİNİN GÖSTERGESİ&amp;#8221;UBP hükümetinin uzun bir süredir Meclis&amp;#8217;i toplamakta isteksiz davrandığını ileri süren Yorgancıoğlu, bugün Meclis&amp;#8217;teki UBP milletvekili sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini, bunun kabul edilebilir bir şey olmadığını ifade etti. Yorgancıoğlu, &amp;#8220;Tüm bu görüntüler UBP&amp;#8217;nin yalnız Meclis&amp;#8217;i çalıştırma yetisinden yoksun olduğunu göstermiyor. Bu, hükümeti yürütemediğinin de göstergesi&amp;#8221; şeklinde konuştu. Bunun ülkenin her yerinde görülebileceğini de ifade eden Yorgancıoğlu, UBP&amp;#8217;nin artık ülkeyi yönetme hakkı da iradesi de olmadığını ileri sürdü.LTB&amp;#8217;de yaşananlara da değinen Özkan Yorgancıoğlu, belediyenin kaynaklarının yok edildiğini; 10 milyon Sterlin borçlanıldığıyla ilgili haberlere ise ne Belediye Başkanı ne başbakan ne de Cumhurbaşkanı&amp;#8217;nın izahat yapmadığını; herkesin toplu birbirine attığını söyledi. Grev yasaklama kararını da eleştiren Yorgancıoğlu, &amp;#8220;Anayasa&amp;#8217;ye göre angarya çalıştırmak yasak olmasına rağmen çalışanlara, hem size maaşlarınızı ödemeyeceğiz, hem de gidip çalışacaksınız anlamına gelen bir karar alındı&amp;#8221; diyerek böyle bir anlayışın ülkeyi yönetme hakkına sahip olamayacağını söyledi.&amp;#8220;OLAĞANÜSTÜ HALE ZEMİN HAZIRLANMASI KABUL EDİLEMEZ&amp;#8221;Yorgancıoğlu, Meclis&amp;#8217;in çalışmasının gerekliliği üzerinde durduğu açıklamasını şöyle sürdürdü:&amp;#8220;Meclisin çalıştırılmayarak dün Sayın Cumhurbaşkanı&amp;#8217;nın olağanüstü hal çağrısına zemin hazırlanmasını kabul etmemiz mümkün değil. Kendi aralarında hesapları varsa, birbirlerine karşı yürütsünler ama Meclisi, ülke yönetimini buna alet etmesinler.&amp;#8221;Yorgancıoğlu, &amp;#8220;Gerek Cumhurbaşkanı, gerek başbakan, gerekse Belediye Başkanı&amp;#8217;nın topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini; 10 milyon Sterlin&amp;#8217;in nereye harcandığı konusu açıklığa çıkmadan ülkeyi yönetmeye hakları olmadığını&amp;#8221; savundu.
 </description>    </item> <item><title>MARFİN LAİKİ BANKASI DEVLET DESTEĞİ ALACAĞINI AÇIKLADI </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4338</link><description>18.05.2012 - Güney Kıbrıs&amp;#8217;ta borçları nedeniyle sermayesinin yeniden yapılandırılması gereken ve bu doğrultuda, AB Destek Mekanizması&amp;#8217;na başvurma tehlikesi bulunması çerçevesinna karşın devlet desteğine ihtiyaç duyan Marfin Laiki Bankası, Rum Maliye Bakanlığı ve Rum Merkez Bankası ile müzakerelerini tamamlayarak, bu konuda Rum Yönetimi&amp;#8217;nden destek alacağını açıkladı.Rum radyosunun haberine göre, bankadan yapılan açıklamada, bankanın sermayesinin, mali sistemin desteklenmesiyle ilgili yasa zemininde takviye edileceği kaydedildi.Banka, Rum Menkul Kıymetler Borsası&amp;#8217;na (HAK) dün yaptığı açıklamada, Rum Bakanlar Kurulu tarafından dün onaylanan ilgili yasaya göre, Rum Yönetimi&amp;#8217;nin Marfin Laiki Bankası&amp;#8217;na, rüçhan hakkı kullanılarak 1,8 milyar Euro verilmesinde yüklenici olarak görev yapacağını belirtti.
 </description>    </item> <item><title>&amp;#8220;YUNANİSTAN EURO&amp;#8217;YU BIRAKIRSA KIBRIS&amp;#8217;IN ZARARI KORKUNÇ OLUR&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4337</link><description>18.05.2012 - Yunanistan&amp;#8217;daki ekonomik krizin yansımaları sürerken, Eoru&amp;#8217;yu kullanmaktan vazgeçmesi halinde Güney Kıbrıs&amp;#8217;ın mali sisteminin büyük zarara uğrayacağı vurgulandı. Rum basınında yer alan konuyla ilgili haberlerde, İngiliz Financial Times gazetesinin benzer yorumlarına da yer verildi.Simerini &amp;#8220;Kıbrıs&amp;#8217;a Korkunç Zarar... Yunanistan&amp;#8217;ın Euro&amp;#8217;dan Çıkma İhtimali Karşısında &amp;#8216;Financial Times&amp;#8217;ın Değerlendirmeleri&amp;#8221; başlıklı haberine göre Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas &amp;#8220;Önümüzde duran ekonomik sorunlar sabır ve iyi planlamayla aşılacak&amp;#8221; derken, Financial Times&amp;#8217;ın &amp;#8220;Yunanistan&amp;#8217;ın Euro&amp;#8217;yu bırakıp drahmiye geçmesi halinde Rum mali sisteminin korkunç zarara uğrayacağı&amp;#8221; değerlendirmesinde bulunduğunu bildirdi.Gazete, bu konuya tek dikkat çekenin Financial Times olmadığını, Yunanistan&amp;#8217;ın Euro&amp;#8217;dan çıkması halinde Güney Kıbrıs&amp;#8217;ın ağır bir bedel ödeyeceği senaryosuna dikkat çeken unsurların sayısının da son haftalarda arttığını vurguladı.Financial Times&amp;#8217;ta yer alan makalede Yunanistan&amp;#8217;ın Euro bölgesinden çıkışının henüz kesin olmadığını ancak AB&amp;#8217;nin, girişimcilerin, bankaların ve bürokratların böyle bir ihtimale hazırlandığını belirten gazete, İngiliz gazetesinin şunları kaydettiğini yazdı:&amp;#8220;Önümüzdeki 6-18 ay içerisinde bu olursa bu Hırvatistan&amp;#8217;ın 28&amp;#8217;inci üye olarak AB&amp;#8217;ne girişine ve Sırbistan ve Karadağ&amp;#8217;ın üyelik hazırlıklarına denk gelecek. Dahası, Yunanistan&amp;#8217;ın (Euro bölgesinden) çıkışının yaratacağı siyasi ve ekonomik karışıklık Doğu Akdeniz&amp;#8217;de ortaya çıkan; Yunanistan dışında Kıbrıs&amp;#8217;ı, Türkiye&amp;#8217;yi, İsrail&amp;#8217;i ve Rusya&amp;#8217;yı ilgilendiren geniş ölçekli jeopolitik değişiklikleri uyarabilir. Yunanistan&amp;#8217;ın Euro bölgesinden çıkmasının bölgesel etkileri çok daha ciddi olacak. Yunan borcundan çok fazla mağdur olan Kıbrıs&amp;#8217;ın mali sisteminin göreceği zarar korkunç olacak.Kıbrıs Rusya&amp;#8217;dan; Kıbrıs bankalarındaki Rus yatırımlarının korunmasına Kremlin&amp;#8217;in ilgisini yansıtan bir jest olarak düşük faizle 2,5 milyar Euro kredi aldı. Kıbrıs çok yakında daha çok yardıma ihtiyaç duyabilir. Aynı zamanda Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerginlikle birlikte, Kıbrıs ve İsrail deniz bölgesinde hidrokarbon bulunması Yunanistan-Kıbrıs-İsrail işbirliğinin daha da pekişmesini gündeme getirebilir.Euro bölgesi çökerse Yunanistan ve Kıbrıs&amp;#8217;ın İsrail ve Rusya&amp;#8217;dan daha çok yardım arayacağını tahmin etmek zor değil.&amp;#8221;RUM EKONOMİSİNDE BELİRSİZLİK ZİRVEDE Fileleftheros &amp;#8220;Belirsizlik Zirvede&amp;#8221; başlıklı manşet haberinde Rum yönetiminin AB&amp;#8217;ye sunduğu istikrar programının; mali açığın bu yıl yüzde 2,6, gelecek yıl da yüzde 0,6 taahhüdü içerdiğini ancak; Rum Maliye Bakanlığı&amp;#8217;nı alarma sokan ve birçok istikametten endişe verici işaretlerin geldiği Yunanistan&amp;#8217;daki durum nedeniyle belirsizliklerle dolu olduğunu bildirdi.Gazeteye göre Rum Maliye Bakanlığı, Rum ekonomisinin Yunanistan&amp;#8217;daki bankaların durumundan kaynaklanan ciddi meydan okumalarla karşı karşıya bulunması nedeniyle içteki durumun zor ve belirsiz olduğunu görüşünü ortaya koydu. Rum Maliye Bakanlığı yüzde 2,5 oranındaki 2012 bütçe açığıyla ilgili 150-200 milyon Euro&amp;#8217;luk tedbir paketini daha tartışmaya açmadan; 2012-2015 dönemi için hazırladığı ve birkaç gün önce Avrupa Komisyonu&amp;#8217;na sunduğu istikrar paketinde 2013&amp;#8217;te 300 milyon Euro&amp;#8217;luk yeni tedbirler alacağı taahhüdünde bulundu. istikrar paketinde 2013&amp;#8217;te GSMH&amp;#8217;nin yüzde 1,8&amp;#8217;ine denk yeni tedbirler alınacağı ifade ediliyor. Ekonominin kalkınma seyrindeki kötüleşmenin iş piyasasına yan etki yaptığını belirten Maliye Bakanlığı 2012&amp;#8217;de işsizlik oranının yüzde 9,5&amp;#8217;i aşacağı ve 2013&amp;#8217;te de aynı şekilde devam edeceğinin değerlendirildiğine işaret etti. Sosyal Sigortalar Fonu bağlamında, 2012&amp;#8217;deki fazlanın; iş piyasasındaki kötüleşme nedeniyle daha da azalacağına ve GSMH&amp;#8217;nin yüzde 1,7&amp;#8217;sini aşacağına vurgu yapıldı. Gazete DİSİ&amp;#8217;nin Güney Kıbrıs&amp;#8217;ın bütün olasılıklara karşı hazırlanması gerektiği görüşünü belirterek Yunanistan&amp;#8217;ın Euro bölgesinden çıkması halinde bunun Güney Kıbrıs&amp;#8217;ı da kaçınılmaz olarak etkileyeceğine işaret ettiğini yazdı.Simerini Rum Maliye Bakanı Vasos Şarlis&amp;#8217;in dün sendikalarla eşel mobil sistemini görüştüğünü ancak bu konuda söyleyecek sözü olmadığını belirten gazete sendika çevrelerine dayanarak, görüşmelerde, alınacak tedbirler konusuna da girilmediğini belirtti. Habere göre sendikaların görüşlerini dinlemekle yetinen Şarlis işveren örgütleriyle de görüşecek.Gazeteye göre Rum Maliye Bakanlığı bir genelge hazırladı ve 2013 yılı bütçelerini hazırlamaları arifesinde bütün Rum devlet birimlerine gönderdi. Bakanlık Genel Müdürü&amp;#8217;nün imzasını taşıyan genelgede harcamaların kısılması, boş kadroların doldurulması uygulamasının dondurulmaya devam edilmesi, ek mesailerin azaltılması, Bakanlıklar tarafından 2012 yılı bütçelerinde gelir artırımı ve harcama tasarrufuna ve diğer sermaye tasarruf önlemlerine ilişkin somut öneriler sunulması istendi.Genelgede her bakanlığın bütçesinden yeni projelerin çıkartılması ve bunların, bakanlar kuruluna sunulmadan önce, incelenmek üzere ayrı bir listede toplanması da istendi.
 </description>    </item> <item><title>TÜRKİYE&amp;#8217;NİN MÜZAKERE BAŞLIKLARININ YENİDEN AÇILMASI  </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4336</link><description>18.05.2012 - Avrupa Komisyonu&amp;#8217;nun, dondurulmuş olan Türkiye&amp;#8217;nin AB müzakere &amp;#8220;Enerji&amp;#8221; başlığının gelecekte açılması konusunda yatırım yapma girişiminde bulunduğu belirtildi. Fileleftheros gazetesi, &amp;#8220;Enerji&amp;#8221; Başlığının Açılmasına İlişkin İpotek- Füle&amp;#8217;nin, Lefkoşa&amp;#8217;nın Bloke Ettiği Türk Başlıklarının İlerlemesi için Yeni Oyunu&amp;#8221; başlıklı haberinde Avrupa Komisyonu&amp;#8217;nun, Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle aracılığıyla, gelecek Haziran ayında Stuttgart&amp;#8217;da, &amp;#8220;Enerji Pozitif Gündem&amp;#8217;&amp;#8221;i tanıtmaya hazırlandığını yazdı. &amp;#8220;Enerji Pozitif Gündem&amp;#8217;&amp;#8221;in AB ile Türkiye arasındaki enerji siyaseti alanındaki işbirliğini geliştirmesini hedeflediğini yazan gazete, bunun tanıtımında, Füle, ilgili AB komiseri Günter Etinger, Türkiye AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız&amp;#8217;ın yer almasının da beklendiğini belirtti. Avrupa Komisyonu&amp;#8217;nun bu niyetlerinin, Stefanu Füle&amp;#8217;nin kendisi tarafından, yemek çerçevesinde Türk işadamlarına ifşa edildiğini belirten gazete aldığı bilgilere dayanarak &amp;#8220;Enerji Pozitif Gündem&amp;#8217;&amp;#8221;in, Güney Kıbrıs tarafından tek taraflı olarak bloke edilen aynı ismi (enerji) taşıyan başlığın yeniden açılmasının ileriye götürülmesinde baskı öncülüğünü teşkil edeceğini de yazdı.Gazete ayrıca Füle&amp;#8217;nin dün İstanbul&amp;#8217;da Türkiye AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile birlikte &amp;#8220;pozitif gündemin&amp;#8221; startını vereceğini de anımsattı. 
 </description>    </item> <item><title>DİKO-AKEL GÖRÜŞMESİ GERÇEKLEŞTİ, KARŞILIKLI ŞARTLAR ORTAYA KONDU </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4335</link><description>18.05.2012 - Güney Kıbrıs&amp;#8217;ta 2013 Şubatı&amp;#8217;nda yapılacak başkanlık seçimlerine yönelik ittifak arayışları kapsamında &amp;#8220;kritik&amp;#8221; diye nitelendirilen dünkü AKEL-DİKO görüşmesinden &amp;#8220;diyalogun şartlı sürdürüleceği ve verimli olup olmayacağına süreç içerisinde bakılacağı&amp;#8221; sonucu çıktı.Politis &amp;#8220;Ümit Teknesiyle Taktik Hareketler... EDEK DİKO&amp;#8217;nun İki Kapılı Halinden Rahatsız&amp;#8221; başlığıyla manşete çektiği haberinde, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ve DİKO Başkanı Marios Karoyan&amp;#8217;ın DİKO parti merkezinde dün gerçekleşen görüşmesinde, işbirliğine devam için karşılıklı bazı şartlar koşulduğunu yazdı.Gazeteye göre Andros Kiprianu, Dimitris Hristofyas&amp;#8217;a karşı yoğun eleştirinin devam edemeyeceğini ve ekonomide ulaşılacak ortak paydanın halkçı olmasını; Marios Karoyan ise muhtemel adayın DİKO&amp;#8217;dan gelmesini şart koştu. DİKO en önemli şart olarak da AKEL-DİKO işbirliğinin yeterli olmadığına işaret ederek, en azından EDEK&amp;#8217;in de katılması gereğini ortaya koydu.Gazete &amp;#8220;DİKO ve AKEL Ağırlığı Öncelikle EDEK&amp;#8217;e Verecek&amp;#8221; başlığıyla iç sayfasından sürdürdüğü haberinde özetle şunları yazdı:&amp;#8220;AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ve DİKO Başkanı Marios Karoyan&amp;#8217;ın dünkü görüşmesinde sürtüşmeler olmadı ancak pek çok açık konu kaldı. Her iki taraf da başkanlık seçimlerinin ilk turunda AKEL&amp;#8217;in merkez sağ ve sol partilerle birlikte hareket etmesinin özellikle zor olacağını teslim etti.Zorluğun derecesi gerek AKEL, EDEK, EURO.KO; gerek DİKO&amp;#8217;daki katılar arasındaki köprü kurulamaz anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor.Görüşmede merkez sağ ve solun programı ile AKEL&amp;#8217;in hazırladığı metnin &amp;#8220;evlendirilmesi&amp;#8221; olanakları görüşüldü. Edinilen bilgilere göre AKEL tarafından ortaya konulan kırmızı çizgilerden biri Hristofyas hükümetinin hem Kıbrıs sorunu, hem de ekonomideki icraatları konusunda uygulanan ve seçim kampanyası süresince uygulanacağı açık olan polemikti. Aynı bilgiler, DİKO&amp;#8217;nun Hristofyas&amp;#8217;ın politikalarından farklı olmasının ancak bunu çatışmasız yapmanın uzlaşılacak başkan adayının hakkı olduğundan söz edildiğini söylüyor.İkinci önemli sorun ise ekonomi. Kiprianu merkez partilerin uzlaştığı metinde yer alan çerçevenin genelleme olduğunu ve sürtüşmelere yol açacağını (Nikos Papadopulos&amp;#8217;a özellikle atıfta bulunulduğu anlaşılıyor) vurgularken, Karoyan DİKO&amp;#8217;nun sermaye partisi olmadığı, orta sınıfı desteklediği teyidinde bulundu. Beyannamenin ekonomiyle ilgili ifadesinin daha somut olabileceğini de söyledi.Andros Kiprianu Kıbrıs sorununda gerekli görülmesi halinde önerilerin geri çekilebileceği açıklamasını hatırlatarak, Hristofyas&amp;#8217;ın önerilerinin geri çekilmesini kabul etmediğini söyledi. Karoyan ise Ulusal Konsey&amp;#8217;in Eylül 2009 ortak açıklamasının bütün partiler için tatmin edici köprü olduğuna dikkat çekti.Parti çevreleri şimdi, geniş işbirliği oluşturma çabasının başkanlık seçimlerinin ikinci turu çerçevesinde yatırım da olabileceğini değerlendiriyor. AKEL ve DİKO &amp;#8211;bir oranda- müşterek kitleye de sahiptir ve işbirliğine samimiyetle çaba harcadıklarına ikna etmeyi umuyorlar.Çok taraflı işbirliğine ağırlık veriyor görünen DİKO&amp;#8217;nun 2003 işbirliğini geliştirerek AKEL&amp;#8217;i en azından EDEK&amp;#8217;le işbirliği ihtimaline çekmek istiyor. EORO.KO için merkez partilerin ittifakı tek çözüm ve Anastasiadis&amp;#8217;in muhtemel başarısı partinin varlığını tehlikeye sokar.Son olarak, DİKO&amp;#8217;nun yatırım yaptığı istişareler formülü merkez partilerin AKEL&amp;#8217;in de desteklemek isteyeceği bir adayda karar kılmasını öngörüyor.Hem AKEL hem de DİKO, dünkü görüşmede muhtemel başkan adaylarına değinilmediğini açıkladı ancak parti çevreleri, DİKO&amp;#8217;lu aday tercihinin çok partili işbirliğinin başarıya ulaşmasının tek yolu olduğunu değerlendiriyor. Diğer bilgiler ise dünkü görüşmede masaya Makis Keravnos ve Hristos Mavrellis&amp;#8217;in isimlerinin konduğunu söylüyor. Görüşmede Kiprianu&amp;#8217;ya sadece sekreterinin, Karoyan&amp;#8217;a da sadece bir çalışma arkadaşının eşlik ettiği; bunun da konuştuklarını çok gizli tutmaya çalıştıklarının göstergesi olduğu vurgulanıyor.&amp;#8221;Gazete, &amp;#8220;Yannakis Omiru ve Ekologlar Marios Karoyan&amp;#8217;ın Hareketlerinden Rahatsız&amp;#8221; başlıklı haberinde ise, EDEK Başkanı Yannakis Omiru&amp;#8217;nun partisi için, başkanlık seçimleriyle ilgili paralel müzakereler söz konusu olmadığını, EDEK&amp;#8217;in merkez sağ ve sol partilerin uzlaştığı program beyanatına tam bağlı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu yazdı.
 </description>    </item> <item><title>TAKİS HADJİGEORGİOU&amp;#8217;YA YUNANLI AB BÜROKRATINDAN KIBRIS DERSİ: &amp;#8220;AKEL OLARAK MÜZAKERELERDE 3 YIL BOYUNCA NE YAPTINIZ&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4334</link><description>18.05.2012 - Avrupa Politika Merkezi EPC&amp;#8217;de 15 Mayıs&amp;#8217;ta  &amp;#8220;Kıbrıs sorunu:Bir sonraki adım. Kıbrıs Rum görüşü&amp;#8221; başlıklı yuvarlak masa toplantısına konuşmacı olarak katılan Avrupa Parlamentosu Sol grup üyesi Kıbrıslı Rum AKEL&amp;#8217;li Takis Hadjigeorgiou&amp;#8217;ya katılımcılar zor anlar yaşattı. Katılımcıların sorularını yanıtlamakta zorlanan Hadjigeorgiou&amp;#8217;nun Kıbrıs sorunuyla ilgili yaptığı açıklamalar dikkat çekti.Yunanlı AB bürokratı: &amp;#8220;Sayın Takis Hadjigeorgiou konuşmanızda bütün suçlamayı Erdoğan ve Eroğlu&amp;#8217;na yaptınız. Bence Erdoğan Kıbrıs müzakerelerini çok iyi takip ediyor. Siz AKEL olarak müzakerelerde 3 yıl boyunca ne yaptınız. Talat-Hristofyas görüşmelerinde 3 yılı heba ettiniz. Hiç bir sonuca varamadınız. Talat-Hristofyas görüşmelerinde başarıya ulaşılamamasıyla ilgili Erdoğan ve Eroğlu&amp;#8217;nu suçlayacağınıza önce Rumlar bunun muhasebesini yapmalı. Talat ile yönetim ve güç paylaşımında ilerleme sağlandığında Hristofyas bunu kamuoyuna bile açıklayamadı.2004 yılında Rum Cumhurbaşkanı iyi müzakere yapamadı. Hazır değildi diyorsunuz ama Papadopulos&amp;#8217;u AKEL destekledi. AKEL&amp;#8217;in Annan planını destekleme şansı vardı. Ama desteklemedi. Şimdi diyorsunuz ki garantiler ve askerler yüzünden Annan planını reddedildi. Ama biliyorsunuz ki garantiler Kıbrıslı Türklerin kırmızı çizgisidir. Annan planında Türk askeri adadan çekilecekti. Asker sayısı 650 inecekti. Şu andan itibaren 10 yıl içinde asker kalmayacaktı. Bence altın fırsatı kaçırdınız.Talat-Hristofyas görüşmeleri sonrası Kıbrıslı Türkleri yüzüstü bıraktınız. Şimdi kalkmış güven artırıcı önlemlerden bahsediyorsunuz. Buda zaman kaybıdır. Kapsamlı çözüme odaklanmanız lazım&amp;#8221; dedi.(AB Haber)
 </description>    </item> <item><title>HRİSTOFYAS ÇEKİLDİ, AMA SEBEP KIBRIS SORUNU DEĞİL </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4333</link><description>18.05.2012 - Başkan Hristofyas, yeni bir seçimde yer almayacağını söyleyerek, televizyondan halka seslendi. Seçim zamanı kampanyasında verdiği sözden onur duyan Hristofyas, ikinci dönem arayışında olmadığını söyledi. Kıbrıs sorunun çözümüne yakın olmamızdan dolayı Kıbrıs tarihinin yakın tarihinde ilk kez bir başkan ikinci dönem başkanlığı istemeyeceğini açıkladı.Peki Kıbrıs Sorunu için küçük bir olasılık varken, kararını açıklamak için niye bu kadar acele etti. Yakın konuşmaların takibine şimdi karar vermeyen BM&amp;#8217;ler prosedüründen hala vazgeçmedi. Kısacası, Hristofyas, karar vermeden önce 1 ay daha gelişmeleri görmek için bekleyebilirdi.Gerçek şu ki;  Hristofyas&amp;#8217;ın kararında kamuoyu yoklaması, Kıbrıs Sorunu&amp;#8217;ndan daha büyük rol oynar. Pazar günü Simirini&amp;#8217;de yayınlanan kamuoyu yoklamasına göre cumhurbaşkanlığı seçiminde, Hristofyas %20 oy aldı. Bu da AKEL partisinin oy vermeyeceği anlamına gelir (normalde parti %30 oyunu verirdi.) Kamuoyu yoklamaları AKEL için gizlilikle yürütüldü ve muhtemelen benzer şekilde sonuçlandı.Eğer Kamuoyu yoklamalarında Hristofyas&amp;#8217;ın onay oranı olarak 70&amp;#8217;te 20  ve seçimsel olarak da 30&amp;#8217;da 20 almış olsaydı, ikinci dönemi düşünecekti. Büyük olasılıkla, Kıbrıs Sorununu çözmek için bir şans daha verecekti. Ancak, popülerliğin düşük olmasıyla, AKEL Hristofyas&amp;#8217;a böyle bir karar alması için baskı yaptı, böylelikle cumhurbaşkanlığı seçimi için başka bir partiyle ittifak kurma zamanı gelmiş oldu.AKEL bu şekilde davranmasaydı, aracı olarak bilinen 4 parti şuan bir seçim ittifakından bahsediyor ki, ortak bir aday çıkarsınlar ve AKEL&amp;#8217;i seçim maratonunda yalnız bıraksınlar. Hristofyas&amp;#8217;ın ayrılışıyla, AKEL aracı partilerin biriyle ittifak kurmaya çalışacak.Parti başkanı, Andros Kyprianou, karşıt parti olan EDEK ve DİKO ile seçim öncesi anlamaya varmak için bir görüşme ayarladı. Hristofyas&amp;#8217;ın ikinci bir dönem arayışı olmadığı haberinden önce böyle bir şey yapmamıştı. (Cyprus Mail-Enformasyon)
 </description>    </item> <item><title>İSRAİL, KKTC HAVA SAHASINI İHLAL ETTİ </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4332</link><description>17.05.2012 - İsrail&amp;prime;e ait bir uçak, dün, KKTC hava sahasını ihlal etti. Türkiye Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yer alan kamuya açık bilgi notuna göre, Türk savaş uçaklarının alarma geçirilerek,hemen bölgede devriyeye çıkması üzerine, 5 kez gerçekleştirilen ihlal sona erdi.Anadolu Ajansı&amp;prime;nın da duyurduğu olayı, Türkiye basını, internet sitelerinde "flaş" olarak verdi.Olay TSK sitesinde şu şekilde verildi:"İsrail&amp;prime;e ait tipi tespit edilemeyen bir uçak, 11.05-12.49 saatleri arasında, KKTC hava sahasını (karasuları üzerindeki), 5 defa ve toplam 8 dakika süreyle ihlal etmiştir. Bu durum üzerine, İncirlik&amp;prime;te konuşlu 2XF-16 uçağımıza, 12.43-14.28 saatleri arasında Hakiki Alarm ("Scramble") verilmiş ve uçaklarımız, KKTC hava sahasında devriye uçuşu icra ederek, anılan uçağın KKTC hava sahasını ihlale devam etmesini önlemiştir. Olay Dışişleri Bakanlığı&amp;prime;na bildirilmiştir."
 </description>    </item> <item><title>DOWNER: &amp;#8220;ÇOK TARAFLI KONFERANS MASADA&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4331</link><description>17.05.2012 -  BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer, yaz aylarında Kıbrıs sorunuyla ilgili çok taraflı bir konferans toplanması konusunun, BM için masada bulunduğunu söyledi.Çok taraflı konferansın &amp;#8220;sürecin ve gündemin bir parçası olduğunu&amp;#8221; dile getiren Downer, bu çok taraflı konferansı gerçekleştirebilmeyi istediklerini, ancak bunu yapmaları için uygun zamanı bulmaları gerektiğini belirtti.Rum radyosu RİK&amp;#8217;in haberine göre, Downer dün sabah Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas tarafından Başkanlık konutunda kabul edildi ve görüşmenin ardından basına açıklamada bulundu.Sürecin nasıl ilerleyebileceğine ilişkin bir imaj oluşturmaya çabaladıklarını dile getiren Downer, gerek kendisi, gerek BM&amp;#8217;deki grubundan bazı yetkililerin mekik diplomasisi gerçekleştirmekte olduklarını ve iyi bir ilerleme elde etmelerinin mümkün olacağını umduklarını kaydetti.BM Genel Sekreteri&amp;#8217;nin yaz aylarında Kıbrıs sorunuyla ilgili çok taraflı bir konferans toplama konusunda hala iyimser olup olmadığının kendisine sorulması üzerine ise Downer, son haftalarda Ban ile konuşmadığını ancak kendisiyle konuştuğu son seferde, genel sekreterin görüşünün çok taraflı konferansın masada kalması gerektiği şeklinde olduğunu belirtti.Açıklamasında, Rum kesiminin, müzakereler çok taraflı konferansa gitmeden sorununun iç boyutlarının çözülmesine ilişkin görüşünü anımsatan Downer, Kıbrıs Türk tarafının ise çok taraflı bir konferansın en kısa sürede gerçekleşmesi için her zaman çok daha coşkulu olduğunu ve hemen bir gündem belirlenmesini arzu ettiğini ekledi.Ban&amp;#8217;ın tüm bunları gözden geçirmekte olduğunu ve ne olabileceğini göreceklerini ifade eden Downer, Hristofyas&amp;#8217;ın başkanlık seçimlerine aday olmamaya karar vermesi ve bunun süreci nasıl etkileyebileceği şeklindeki bir soruya ise karşılık ise, Hristofyas&amp;#8217;ın kendisine &amp;#8220;olabildiğince iyi bir şekilde sürece devam etmeyi istediğini söylediğini&amp;#8221; belirtti.
 </description>    </item> <item><title>EROĞLU İLE DOWNER GÖRÜŞTÜ&amp;#8230; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4330</link><description>17.05.2012 - Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile BM Genel Sekreteri&amp;#8217;nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer bir araya geldi.Cumhurbaşkanlığı&amp;#8217;nda yer alan görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.BM Genel Sekreteri&amp;#8217;nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, görüşme sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.Cumhurbaşkanı Eroğlu ile süreci ileriye götürmek için ne tür bir metodoloji izleyeceklerini üzerine yoğunlaşmış bir saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Downer, bu konuyu Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas ile de görüştüğünü kaydetti.İlerleyen günlerde konuyla ilgili fikir teatisi yapmaya devam edeceklerini de belirten Downer, bir soru üzerine bazı ilerlemeler elde ettiklerini söyledi.
 </description>    </item> <item><title>BM SÖZCÜSÜ NESİRKY: &amp;prime;&amp;prime;KIBRIS MÜZAKERE SÜRECİNİN DEVAM ETMESİ ÖNEMLİ&amp;prime;&amp;prime; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4329</link><description>17.05.2012 - BM Sözcüsü Martin Nesirky, Kıbrıs müzakere sürecinin devam etmesinin önemli olduğunu söyledi.Sözcü Nesirky, AA muhabirinin, &amp;prime;&amp;prime;Genel Sekreter Ban&amp;prime;ın, Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas&amp;prime;ın 2013&amp;prime;de yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olmayacağını açıklamasının ardından müzakere sürecinin geleceğini nasıl değerlendirdiğini&amp;prime;&amp;prime; sorması üzerine, &amp;prime;&amp;prime;BM&amp;prime;nin bu tür bir bireysel seçim süreciyle ilgili olarak yorum yapması uygun değil. Burada en önemli şey, Kıbrıs müzakerelerinin devam etmesidir ve bu süreç devam edecek&amp;prime;&amp;prime; dedi.Kıbrıs&amp;prime;ta iki liderle görüşen Ban Ki-Moon&amp;prime;un Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer da Hristofyas&amp;prime;ın kendisine &amp;prime;&amp;prime;olabildiğince iyi bir şekilde sürece devam etmeyi istediğini&amp;prime;&amp;prime; söylediğini belirtmişti.
 </description>    </item> <item><title>EROĞLU: &amp;#8220;UCU AÇIK MÜZAKERE KABUL EDİLEMEZ&amp;#8221; </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4328</link><description>17.05.2012 - Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu Kıbrıs görüşmelerinde öze ilişkin konuların müzakere edilmesinin mümkün olmadığını, güven artırıcı önlemlerin de teknik komite düzeyinde görüşülmeye başlanacağını söyledi.BM Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi Downer&amp;#8217;ın mekik diplomasisiyle ilgili sözleri ve Hristofyas&amp;#8217;ın başkanlığa yeniden aday olmayacağının hatırlatılması üzerine Eroğlu, Hristofyas&amp;#8217;ın aday olmayacağını söylerken çözüm umudu göremediği için aday olmayacağını açıkladığını ve Papadopulos&amp;#8217;tan kalan &amp;#8220;uzlaşmaz&amp;#8221; damgasını kaldırdığını söylediğini dile getirerek, &amp;#8220;Hristofyas&amp;#8217;ın bu anlamda kendisini haklı çıkardığını&amp;#8221; belirtti.Rum tarafında Cumhurbaşkanı adayı çıkarmaya çalışan 4 partinin uzlaşmazlığının da bilindiğini kaydeden Eroğlu, görüşmelerle ilgili öze dair konuların görüşülmesinin mümkün olmadığını söyledi.Eroğlu, ucu açık müzakereye karşı olduklarını yineleyerek, Rum lider Hristofyas&amp;#8217;ın zaman kısıtlamasını kabul etmediğini, 48 yıldır ucu açık şekilde görüşüldüğünü Rum tarafının 6 başkan değiştirdiğini, birkaç nesil değiştiğini ve bir 48 yıl daha beklenemeyeceğini kaydetti.Eroğlu, özlü konular dışında kalan güven artırıcı önlemlerinse teknik komitelerin konularını belirlemesinin ardından teknik komite düzeyinde görüşülmeye başlanacağını söyledi.Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasında Kıbrıs Türk tarafının bazı koşullar öne süreceğini belirterek, Rum tarafının her &amp;#8220;hayır&amp;#8221; dediğine Genel Sekreter&amp;#8217;in onay vermesinin &amp;#8220;müzakere olmadığını&amp;#8221; kaydetti.
 </description>    </item> <item><title>HRİSTOFYAS&amp;#8217;IN AÇIKLAMASI BM AÇISINDAN ZEMİNİ DEĞİŞTİRDİ </title><link>http://www.kktcenf.org/tr/index.asp?sayfa=haberdetay&amp;newsid=4327</link><description>17.05.2012 - Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas&amp;#8217;ın 2013 Şubatında Güney&amp;#8217;de yapılacak seçimlerde aday olmayacağını resmen açıklamasından sonra, Kıbrıs müzakere prosedürünün &amp;#8220;dönem başkanlığı sırasında da devam etmesi&amp;#8221; tezinin artık BM&amp;#8217;de ikna edici bulunmadığı bildirildi.Hristofyas&amp;#8217;ın aday olmayacağı açıklaması için seçtiği zamanın BM Genel Sekreteri&amp;#8217;nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer&amp;#8217;ın üstleneceği her türlü çabayı feshettiği ve prosedürü bitkisel hayata soktuğu, bu nedenle Downer&amp;#8217;ın müzakerelerin çöküş ilanı için Güvenlik Konseyi&amp;#8217;ne gidebileceği haber verildi.Politis &amp;#8220;Tek Yol Güvenlik Konseyi... Aleksander Downer Bugün Eli Kolu Bağlı&amp;#8221; başlıklı haberinde bir sürpriz olmazsa Kıbrıs müzakere prosedürü ve müzakerelerin geleceği konusunun BM Güvenlik Konseyi&amp;#8217;ne gideceğini yazdı.Gazete bu görüşü gerekçelendirirken; bugün (dün) iki liderle görüşecek olan Aleksander Downer&amp;#8217;ın prosedürün bundan sonraki aşaması için ortak uzlaşı dili bulmasının çok zor olacağını yazdı ve diplomatik kaynaklara dayanarak şunları aktardı:&amp;#8221;Hristofyas&amp;#8217;ın, 2013 Başkanlık seçimlerinde yeniden aday olmayacağını resmileştirmesi BM açısından, prosedürü 2013 seçimlerinin hemen öncesine kadar koruma ve seçimlerin hemen ardından dinamik şekilde yeniden başlatma çabasını başka bir zemine çekiyor.Hristofyas&amp;#8217;ın; prosedürün AB dönem başkanlığı sırasında da devam etmesi tezi artık BM&amp;#8217;de ikna edici bulunmuyor, sürecin bu şekilde korunmasının hiçbir şeye hizmet etmeyeceği, olası ilerlemenin ve hatta prosedür değişikliği konusunda varılacak bir anlaşmanın bir sonraki Kıbrıslı Rum lideri bağlamayacağı düşünülüyor.Aynı çevreler Dimitris Hristofyas&amp;#8217;ın bu resmileştirme için seçtiği zamanın esasen Aleksander Downer&amp;#8217;ın üstleneceği her türlü çabayı feshettiği ve prosedürü bitkisel hayat noktasına getirdiğine dikkat çekiyor.Öte yandan Downer da Kıbrıslı Türklerin, prosedürün parametreleri değişmeden Kıbrıs sorununun özüne ilişkin müzakereler olamayacağı (Eroğlu önceki günkü halka seslenişinde yeni &amp;#8216;KKTC&amp;#8217;den söz etti) tartışmasız tezini yönetti.Prosedürün korunmasına ilişkin planlarda, şu ana kadar, müzakerelerin danışmanlar düzeyine indirgenmesi ve güven yaratıcı önlemlerin görüşülmesi projeleri de yer alıyordu. Ancak yeni şartlar altında bu proje su götürür hale geliyor ve Downer&amp;#8217;ın, prosedürün çöküşünün ilan edilip edilmemesi konusunu Ban Ki Moon aracılığıyla Güvenlik Konseyi&amp;#8217;ne götürmesi kuvvetle muhtemeldir.Downer yaklaşık bir hafta Kıbrıs&amp;#8217;ta kalacak ve iki tarafla temaslarda bulunacak. Dün Özersay ve Yakovu ile görüştü.Aynı çevreler Kıbrıs sorunundaki durumun ancak Türk tarafı Maraş konusunda bir harekette bulunursa tersine çevrilebileceğini vurguluyorlar. Ancak Ankara tek taraflı yeni olgular yaratma adımlarına yöneliyor.&amp;#8221;Fileleftheros &amp;#8220;Londra&amp;#8217;da Maraş&amp;#8217;la İlgili Konferans&amp;#8221; başlıklı haberinde &amp;#8220;Büyük Britanya Maraşlılar Derneği&amp;#8221; ve &amp;#8220;Lobby For Cyprus&amp;#8221; işbirliğinde bugün Londra&amp;#8217;da; Maraş&amp;#8217;ın geleceği konulu bir konferans düzenleneceğini bildirdi.Gazete İngiliz Muhafazakar Milletvekili David Burrowes himayesinde gerçekleştirilecek konferansa sözde &amp;#8220;Maraş Belediye Başkanı&amp;#8221; Aleksis Galanos, Andreas Theoharus, Klearhos Kiriakidis ve Mark Stephens&amp;#8217;ın konuşmacı olarak katılacağını yazdı.Gazeteye göre konferansta, kapalı Maraş&amp;#8217;ın Rumlara verilmesinin yaratması muhtemel fırsatlar üzerinde durulacak.
 </description>    </item></channel></rss>
